<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KeyBorsa - Küçük Yatırımcının Büyük Dostu</title>
	<atom:link href="http://www.keyborsa.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.keyborsa.com</link>
	<description>Küçük Yatırımcının Büyük Dostu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 03 Mar 2010 08:24:10 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>1 Euro=1 Dolar olur mu?</title>
		<link>http://www.keyborsa.com/2010/03/03/gundem/1-euro1-dolar-olur-mu.html</link>
		<comments>http://www.keyborsa.com/2010/03/03/gundem/1-euro1-dolar-olur-mu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 08:24:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyborsa.com/?p=359</guid>
		<description><![CDATA[Wall Street&#8217;te bir grup hedge fon sahibi ve yöneticisi 8  Şubat&#8217;ta bir yemekli toplantıda bir araya gelmişler. Yemeğin amacı fikir alışverişi yapmak. Konu ise Ne olacak bu euronun hali?
Servet YILDIRIM / REFERANS GAZETESİ
Yemeği yiyenlerin her biri milyarlarca dolarlık fonlara hükmettiği için yemek sıradan olma özelliğini kaybediyor ve kurtlar sofrası söylentilerinin yayılmasına neden oluyor. Dün ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Wall Street&#8217;te bir grup hedge fon sahibi ve yöneticisi 8  Şubat&#8217;ta bir yemekli toplantıda bir araya gelmişler. Yemeğin amacı fikir alışverişi yapmak. Konu ise Ne olacak bu euronun hali?</p>
<p>Servet YILDIRIM / REFERANS GAZETESİ</p>
<p>Yemeği yiyenlerin her biri milyarlarca dolarlık fonlara hükmettiği için yemek sıradan olma özelliğini kaybediyor ve kurtlar sofrası söylentilerinin yayılmasına neden oluyor. Dün ve önceki gün neredeyse gün boyu piyasalarda bu yemeğin geyiği yapıldı desek yanlış olmaz. O nedenle bu geyik bugün bu köşeye konu olmayı da hak ediyor.</p>
<p>Euroda büyük düşüş</p>
<p>Yemeğe katılanların diğer bir lakabı da spekülatör. Aralarında ünlü spekülatör George Soros yok ama Soros&#8217;un bir adamı kurtlar sofrasında hazır bulunmuş. Yani yaptığı spekülasyonlarla bir zamanlar İngiltere Merkez Bankası&#8217;nın bileğini büken Soros, yemekte bir şekilde temsil edilmiş. Toplam 27 milyar dolarlık fonu yöneten bir kuruluşun başında olduğunuzda her yere çağrılırsınız, her oyuna katılırsınız. Kural bu. Kimse size rağmen bir şeye kalkışmaz.</p>
<p>Gelelim yemeğin sonuçlarına.. İlk algılama bu yemekte euronun ipinin çekildiği şeklinde. Büyük fonlar euroya karşı pozisyon almaya karar verdiler ve euro hızla değer kaybetmeye başladı. Ama gerçek böyle değil. Spekülatörler yemekte bir araya geldiklerinde euro zaten ciddi değer kaybetmişti. Aralık sonunda 1.51 dolar dolayında olan euro şubatın ilk haftasının sonunda 1.37 dolar seviyesine inmişti. O tarihten bu yana ise 1.35&#8242;lere indi. Yani düşüşün büyük kısmı yemekli toplantıdan önce gerçekleşmişti.</p>
<p>Eşitliği öngörenler var</p>
<p>Aslında böyle bir niyetleri olsa euronun ipini hele böylesi bir ortamda çekebilirler mi? Bu günlerde sıkça hatırlatılan meşhur 1992 sterlin olayı var. O tarihte Soros&#8217;un aldığı muazzam pozisyonlar sonucu İngiltere Avrupa Kur Mekanizması&#8217;ndan çekilmek zorunda kalmış ve sterlin yerle bir olmuştu. Ama İngiliz Sterlini ile euronun ölçekleri aynı değil. Euro daha derin bir ekonominin para birimi ve hem miktar hem de piyasası çok daha derin.</p>
<p>Bu nedenle bu fonların Soros&#8217;un İngiliz Merkez Bankası&#8217;na yaptığı eziyeti Avrupa Merkez Bankası&#8217;na yapabilmeleri çok kolay değil. O halde bu yemeğin önemi ne? Durumu kavramakta geç kalmış birkaç kişinin yemeği gözüyle bakmayın. Söylentilere göre bu yemekte euronun daha nerelere kadar inebileceği tartışılmış. Yine söylentilere göre yemekte çapraz kurun 1 euro=1 dolara kadar inebileceğini öngörenler olmuş. İşte bizim meselimiz de bu noktada başlıyor.</p>
<p>Ciddi toparlanma çok zor</p>
<p>Euronun değer kaybettiği ve doların değerlendiği dönemler Türkiye ekonomisinin göreli olarak performansının kötü seyrettiği dönemlerdir. Çünkü ihracatın ve ithalatın kompozisyonu, turizm gelirleri, borç yapısı ve işçi dövizi gelirleri gibi faktörler nedeniyle gönlümüz hep euronun değerlenmesinden yanadır.</p>
<p>Şimdi ise euro değer kaybediyor ve yakın gelecekte toparlanma olasılığı çok fazla değil. En azından yıl sonuna kadar hem Yunanistan gibi sorunlu Avrupa ekonomilerinin yarattığı baskı hem de Amerikan Merkez Bankası&#8217;nın faiz artırımlarının Avrupa Merkez Bankası&#8217;ndan daha önce başlayacak gibi görünmesinden dolayı euro zayıf kalmaya devam edebilir. Soros&#8217;un dediği gibi Yunanistan kurtarılsa bile euronun geleceğine ilişkin belirsizlik devam edecektir. Bence euronun dolar karşısında birebir seviyeye gelmesi çok aşırı bir tahmin olabilir, hatta 1.20&#8242;nin altı bile zor olabilir ama euroda uzun süre ciddi bir toparlanma göremeyebiliriz.</p>
<p><a href="http://bigpara.ekolay.net/M3/haber_detay.asp?id=697218" target="_blank">Kaynak: BigPara</a></p>
<p><a href="http://www.keyborsa.com/?ibsa=share&id=359" id="share-link-">Paylaş</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyborsa.com/2010/03/03/gundem/1-euro1-dolar-olur-mu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yabancı ilgi göstermedi, tahvili yerli aldı</title>
		<link>http://www.keyborsa.com/2010/03/03/gundem/yabanci-ilgi-gostermedi-tahvili-yerli-aldi.html</link>
		<comments>http://www.keyborsa.com/2010/03/03/gundem/yabanci-ilgi-gostermedi-tahvili-yerli-aldi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 08:18:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyborsa.com/?p=356</guid>
		<description><![CDATA[Son günlerde artan siyasi risklere sınırlı tepki veren faiz piyasasında rahat borçlanan Hazine, iki ihalede toplam 7.44 milyar TL’lik bono sattı
SONGÜL HATISARU / MİLLİYET
Artan siyasi gelişmelere karşın diğer piyasaların aksine gelişmelere tepki vermeyen bono piyasasında, Hazine piyasa faizlerine yakın bir oranla rahat borçlandı. Hazine dün düzenlediği iki ayrı borçlanma ihalesi ile piyasalardan toplam 6.8 milyar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde artan siyasi risklere sınırlı tepki veren faiz piyasasında rahat borçlanan Hazine, iki ihalede toplam 7.44 milyar TL’lik bono sattı</p>
<p>SONGÜL HATISARU / MİLLİYET</p>
<p>Artan siyasi gelişmelere karşın diğer piyasaların aksine gelişmelere tepki vermeyen bono piyasasında, Hazine piyasa faizlerine yakın bir oranla rahat borçlandı. Hazine dün düzenlediği iki ayrı borçlanma ihalesi ile piyasalardan toplam 6.8 milyar TL, kamudan ise 640 milyon TL borçlanma gerçekleştirdi.</p>
<p>Hazine’nin dün gerçekleştirdiği 16 Kasım 2011 vadeli gösterge tahvilin yeniden ihracında ortalama bileşik faiz yüzde 8.95, 11 Şubat 2015 itfalı 6 ayda bir kupon ödemeli TÜFE’ye endeksli tahvilin ihracında ise dönemsel faiz yüzde 3.69 oldu.</p>
<p>Hazine fazla sattı</p>
<p>Hazine’nin dünkü ihalelerde toplam 5.5 &#8211; 6 milyar TL civarında bir satış yapması beklenirken, iki ihalede toplam 7.44 milyar TL’lik bir satış gerçekleşti. Teklif iyi olunca Hazine fazla sattı. Gösterge tahvilde yabancı alımlarının gözlenmediğini söyleyen uzmanlar, “Bonoda yerli bankalar aktif, ihaleye yerli bankalar talep gösterdi” dedi.</p>
<p>Uzmanlar TÜFE’ye endeksli tahvilde ise bir miktar yabancı ilgisinin olduğunu belirtti. Büyük kurumsal oyuncuların kârlı pozisyonların korunması için son günlerde artan siyasi risklere karşın faizde dalgalanmaya izin vermediğini belirten aynı uzmanlar, “Faizde yükseliş yaşanmaması Hazine’ye de yaradı. Hazine piyasa faizleri seviyesinden uygun maliyetlerle borçlandı. İki ihaleye 6.4 milyon TL teklif gelirken, rekabetçi olmayan işlemlerle birlikte teklif miktarı 32.7 milyar TL oldu” dedi.</p>
<p>Dünkü ihalelere gelen teklif tutarı, Hazine bonosuna ilginin korunduğunu gösterdi. Gösterge tahvilde ihale tekliflerinin yaklaşık yüzde 40’ı karşılanırken, TÜFE’ye endeksli tahvilde bu oran yüzde 57 oldu.<br />
Dün dolar kuru ise 1.5365 seviyesine gerilerken, göstergefaizde de yüzde 8.92 seviyesine gevşedi. Alternatif piyasalardaki gevşemenin olumlu yansıdığı borsada ise endeks günü 0.57’lik yükselişle 51.476 puandan tamamladı.</p>
<p>İhalelere yüksek teklif geldi</p>
<p>-  Toplam satış: 7.440 milyon TL<br />
-  Nominal teklif (ROT dahil): 32.768 milyon TL<br />
-  Gösterge tahvilde faiz %: 8.95<br />
-  TÜFE’ye endeksli bonoda   (dönemsel faiz) %: 3.69</p>
<p><a href="http://bigpara.ekolay.net/M3/haber_detay.asp?id=697215" target="_blank">Kaynak: BigPara</a></p>
<p><a href="http://www.keyborsa.com/?ibsa=share&id=356" id="share-link-">Paylaş</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyborsa.com/2010/03/03/gundem/yabanci-ilgi-gostermedi-tahvili-yerli-aldi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zorlu Grubu Gayrimenkule Yükleniyor</title>
		<link>http://www.keyborsa.com/2010/02/15/gundem/zorlu-grubu-gayrimenkule-yukleniyor.html</link>
		<comments>http://www.keyborsa.com/2010/02/15/gundem/zorlu-grubu-gayrimenkule-yukleniyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 08:38:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyborsa.com/?p=351</guid>
		<description><![CDATA[Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu, krize  rağmen yatırıma devam ettiklerini belirtirken, “2009 yılını 2008 ile başa baş kapattık. Enerji ve gayrimenkul yatırımlarımız da devreye girince gelecek 3 yılda ciromuzu üçe katlayacağız” dedi. Bu 2012’de Zorlu’nun 10 milyar dolar civarında bir ciroya ulaşacağı anlamına geliyor.
TÜRKİYE’nin en büyük gruplarından Zorlu Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu, krize  rağmen yatırıma devam ettiklerini belirtirken, “2009 yılını 2008 ile başa baş kapattık. Enerji ve gayrimenkul yatırımlarımız da devreye girince gelecek 3 yılda ciromuzu üçe katlayacağız” dedi. Bu 2012’de Zorlu’nun 10 milyar dolar civarında bir ciroya ulaşacağı anlamına geliyor.</p>
<p>TÜRKİYE’nin en büyük gruplarından Zorlu Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu, dinamik bir grup olarak global krizin geldiğini 2007 yılı ortalarında gördüklerini söylüyor. 2009’un ilk üç ayı için “Gerçek bir kabustu, bir tufandı, virüs gibi her yere yayıldı kriz” ifadesini kullanan Zorlu, 2009’un ikinci yarısında hızlı koşarak açığı kapattıklarını, yılı küçülmeden kapattıklarını anlatıyor. “Ama büyüme hedeflerini tutturamadık. Mevcutu korumak bize yetmez, ülkemize yetmez” diyor.</p>
<p>Dertlendiği memleket mevzularnı anlatırken hüzünlenen, 27 ay davası süren Karayolları arazisi üzerindeki projesini anlatırken bir çocuk gibi sevinç gösteren Ahmet Zorlu ile, şirketlerinin bugününü ve gelecek planlarını konuştuk.</p>
<p>Kriz geçirmez sektör yok</p>
<p>*   Sıkıntılı bir yıl geride kaldı. Size yansımaları nasıldı?</p>
<p>-  2009 kolay bir yıl olmadı. Biz grup olarak büyümedik de küçülmedik de. Vestel’de aynı seviyede kaldık. Enerjide nispeten büyüdük. Yeni yatırımlar devam etti. Tekstil tarafında ciroda yüzde 15 küçülme oldu ama üretimimiz değişmedi.</p>
<p>*   En çok hangi alanda kriz hissedildi?</p>
<p>-  Krizden sıkıntı çekmeyen sektör yok. İnsanlar şaşkınlığa düştü, satın almayı bıraktı. Elindekilere yöneldi. Firmalar ise stoklarındaki malı çıkartmaya çalıştı. İnşaat, otomotiv, elektronik, tekstil, hepsi bozuldu. Kriz geçirmez sektör yoktur. Vatandaş da alımı erteledi. Fakat ÖTV indirimi bir patlama yarattı ve bu genele yayıldı.</p>
<p>Bu ay işçi alıyoruz</p>
<p>*   Pek çok insan işini kaybetti. Sizin tarafınızda neler oldu?</p>
<p>-  Herkes bir düzen kurmaya çalışıyordu. Yüzde 20 gibi bir tensikata gitti. İşsizlik de bunu gösteriyor. Bunu yaşamak zorundaydı. O anda insanlar bir şeyler yapmak istedi. Dolar düştü. İşsizlik yüzde 16’lara çıktı. Sonra yüzde 13.5’e düştü. Bu rakam da iyi değil. Bizde çok çıkış olmadı.</p>
<p>*   Sizin çalışan sayınız değişti mi?</p>
<p>-  Bizde birkaç ay bir düzenleme yapıldı fakat sonra tekrar insanlar işe alındı. Biz 12 bin kişiydik. Şimdi de 12 bin kişiyiz. 6’ncı aydan sonra tekrar toparladık. Bizim mevsimsel durumlarımız var. Mesela bu ay işçi alıyoruz. Çünkü beyaz eşya önümüzdeki yaz için üretimi arttırmalıyız.</p>
<p>*  Cirolarınız?</p>
<p>-  Cirolarımız değişmedi ama biz 2009’da hedeflediğimiz büyümeyi gerçekleştiremedik. Bu herkes için geçerli. Bütün kalkınmış şirketler yüzde 4-5 küçüldü. İhracatımız aynı kaldı. 2008 yılında grubun toplam cirosu 4.9 milyar dolardı. Bunun 3.6 milyar doları Vestel’dendi. 2009 da benzer kapandı. Bakın daha 2010’un ilk ayında yüzde 12 büyüdük Vestel’de. Bu yavaş yavaş yerine geliyor. Vestel ihracatta Türkiye ikincisi oldu. 2.2 milyar dolarla 5’incilikten 2’nciligğ çıktı. Geçen sene de bu rakamları yapmıştı. Ama krizde fiyatlar geriledi. Sonra tekrar yukarı çıktı. Toparlanma evresine girdi.</p>
<p>Üç yılda ikiye katlanacak</p>
<p>*   Bu performansı neye borçlusunuz?</p>
<p>-  Biz bu krizi 2007’nin ortasıda gördük. İhracat yaptığımız ülkelere 25 tane daha ekleyerek 130’a çıkardık. Bu Vestel’in gücünü gösteriyor. Bütün herkes küçülürken biz küçülmedik ama daha da büyüyemedik. Biz yatırımlarımızı durdurmadık, krize rağmen devam ettik. Enerji ve gayrimenkuldeki yatırımlarımız devam ediyor. Bunlar tamamlandığında yani 2012’de Zorlu Holding yüzde 100 büyümüş olacak. Üç yılda ciromuzu 2’ye katlayacağız.</p>
<p>Oğlum da olsa tepeden inmez her kademede çalışıp hak eder</p>
<p>*   Oğlunuz da bir süredir grupta.</p>
<p>-  Oğlum üniversiteyi bitirdi, master yaptı. Mühendislik kökenli. 26 yaşında ama değişik kademelerde çalıştı. Çocuklarıma yol gösteririm. Oğlum da olsa tepeden inmez. Basamakları adım adım çıkar. Hak ederek gelir. Bizim sanayi geçmişimiz var. Çocuklarım da bunu kapmış.</p>
<p>*   Şirketlerinizde çalışmak istemeseydi zorlar mıydınız? Ya ressam olmak isteseydi?..</p>
<p>-  Kendisi de istiyor. Ressam olmak istese benim düşüncem&#8230; Bu kadar imkan varken resim yapılmaz ancak resme bakılır.</p>
<p>Madencilikte çalışmalara başladık</p>
<p>*   En son gayrimenkul ve enerjiye girdiniz. Yeni alanlar var mı?</p>
<p>-  Biz finans sektöründen çıktık yeni yatırımlara kaydık. Gayrimenkul, enerjiye yoğunlaştık. Madencilik alanında araştırmalarımız var. Şu anda Manisa’da nikel madenlerindeki en büyük maden yataklarını tespit çalışmaları yapıyoruz. İnşallah bunlar 2012 yılında da faaliyete geçecek.</p>
<p>Taç ve Linens yurtdışında başarılı birer markadır</p>
<p>*  Taç ve Linens de yurtdışında ataktaydı. Şu anda ne durumdalar?</p>
<p>- Linens ve Taç büyümeye devam ediyor. Çin’de mağaza açtı. Bugün Rusya’da, eski Doğu Bloğunda Taç ve Linens birer marka. Marka olmak kolay değil. Geri kalmış ülkelere değil Amerika, Avrupa gibi kalkınmış ülkelere satıyoruz.</p>
<p>Avrupa’da televizyonda payımız yüzde 18 ama bu bize yetmez</p>
<p>*   Avrupa’da birkaç sene önce iki televizyondan biri Türk malıydı Şimdi nasıl?</p>
<p>-  Türkiye 20 milyon televizyon üretti. En büyük üretici Vestel. Biz geçen sene 7.5 milyon ürettik. 11 milyona çıktığımız zaman olmuştu. Zamanla LCD’ye geçti. Biz bunun ne olcağını biliyorduk. Televizyon üretiminin bir kısmı bugün Balkan ülkelerinde. Destekle onlar üretim üssü haline geldiler. Macaristan, Çek, Slovakya, Polonya nakit destek vererek Japonu, Koreliyi çekti.</p>
<p>Biz bunları yapsaydık o televizyon fabrikaları burada kurulacaktı.<br />
40-50 milyon televizyon üretecektik. İşte istihdam yaratmış olacaktık. Elektronikte de gelişmiş olurduk. Yine de biz ayakta kaldık. Biz Avrupa’da iyi bir pazara sahibiz. Vestel camı getiriyor; artık modül yatırımına girdik. İnşallah güçlü hale geleceğız. 2011-2012  yıllarında da eski üretimlerimizi yakalayacağız. Avrupa’da pazar payımız yüzde 18. Ama bu yeterli değil. 2012’de tekrar yüzde 30’a çıkma hedefimiz var. Beyaz eşyada 10 milyon kapasitemiz var. Şohpen işine girdik. Kapasitemizi dolduracağız. ÖTV ile iç pazarda bir hareketlenme oldu. Elektronikte yüzde 95, beyaz eşyada yüzde 80 ihracat yapıyoruz. Tekstilde de yüzde 30-35.</p>
<p>Tekstile ‘tu kaka’ demek haksızlık hasta diye diye hasta edersiniz</p>
<p>*   Tekstil sektörü oldukça sıkıntılı. Pek çok büyük grup bu alandan çıktı. Sizin böyle bir düşünceniz var mı?</p>
<p>-  Tekstil sıkıntılı bir sektör değil. Biz geçen yıl 200 milyon dolar ihracat yaptık. Otomotiv sektörü sıkıntılı, yüzde 40 geriledi. Tekstil yüzde 18 küçüldü. Türkiye’nin toplam ihracat gerilemesinin de altında bir düşüş bu. Türkiye’nin tekstil ihracatı 20 milyar dolar. Tekstilde biz en büyüklerden biriyiz. Bu kadar istihdam ve ihracat yapan bir sektöre “tu kaka” demek haksızlık. Tekstil sıkıntıda denmesini anlayamıyorum. Tekstil ölmüş diyenler kasıtlı söylüyor. Birine hasta diye diye moralini bozarsınız, hasta edersiniz.</p>
<p>Ülkede kot bulamıyorduk</p>
<p>*   Fakat Denizli’de intiharlar, kapısına kilit vurulan tesisler oldu.</p>
<p>-  Denizli 2 milyar dolar ihracat yaptı. Yüzde 80’i tekstildir. Türkiye tekstilde öyle bir yere geldi ki… Bugün moda haftaları yapıyoruz; Avrupa’da büyük ilgi görüyor. Nerden nereye geldik. Bundan 20 sene önce kot pantolon bulamazdık. Kotu herkes giyemezdi. Şimdi milyarlarca adet kot pantolon ve kot kumaşı ihraç ediyoruz. Bana 20 sene önce 200 milyon dolar tekstil ihracatı yapacaksın deseler inanmazdım. Yurtdışında markalarımız mağazalar açıyor. Bunu 20 yıl önce kot pantolon bulunmayan bir ülke yapıyor. O zaman bunları hayal bile edemezdik. Tekstil öldü diyorlar. Sonra finans kuruluşları bunlara ters bakıyor.</p>
<p>Tekstilin yerine ne koyalım</p>
<p>*   Sektördekiler aslında devletten destek görememekten, rekabet gücünü kaybetmekten şikayetçi. Devletin alması gereken tedbirler yok mu?</p>
<p>-  Devletin de alması gereken tedbirler var. Neden tekstilde çok çalkantı oldu? 6 sene süren yüksek faiz düşük kur politikası nedeniyle. Yabancı 1 koyup faizle 2 aldı. Tekstilde kalkınmakta olan bir ülkeyiz. Uzakdoğu’da işçilik maliyeti 200-250 dolar, bizde 1000 dolar. İşsizlik ortamında iş bulamıyorlar. Ankara’da 60 gündür işçiler grev yapıyor. İş yoksa eline hiç para geçmiyor. İş olsa 500 liraya da çalışır. Madem işsizimiz var, bunu çözmeliyiz. Kur politikası çalışan maliyetini 2008’de 2001’e kıyasla 3 katına çıkardı. Fakat sattığımız ürüne böyle bir zam yapamadık. Tekstilde zor duruma geldik. Müşterinin istediği fiyatı tutturamıyoruz. Tekstilden çıkalım desek, bunun yerine ne koyacağız. Bu kadar işsiz olan bir ülkede… Türkiye kalkınacaksa sanayi ile üretim ile kalkınacak.</p>
<p><a href="http://bigpara.ekolay.net/M3/haber_detay.asp?id=694748" target="_blank">Kaynak: BigPara</a></p>
<p><a href="http://www.keyborsa.com/?ibsa=share&id=351" id="share-link-">Paylaş</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyborsa.com/2010/02/15/gundem/zorlu-grubu-gayrimenkule-yukleniyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Toplanacak, Artırım da Zor İndirim de</title>
		<link>http://www.keyborsa.com/2010/02/15/gundem/merkez-bankasi-para-politikasi-kurulu-toplanacak-artirim-da-zor-indirim-de.html</link>
		<comments>http://www.keyborsa.com/2010/02/15/gundem/merkez-bankasi-para-politikasi-kurulu-toplanacak-artirim-da-zor-indirim-de.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 08:31:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyborsa.com/?p=347</guid>
		<description><![CDATA[Merkez Bankası Para Politikası Kurulu&#8217;nun (PPK) şubat ayındaki tavrı için tüm gözler salı günü yapılacak olan toplantıda.
16 Şubat 2009&#8242;da faiz kararı için toplanacak olan PPK&#8217;nın faizlerde bir değişikliğe gitmesi beklenmiyor. Fakat piyasalar, PPK toplantısının ardından yapılacak kısa açıklamanın içerisinde, beklenen faiz artırımının ne zaman olabileceğiyle ilgili sinyal bulmaya çalışacak.
En erken temmuzda
Diğer yandan Reuters&#8217;ın 18 ekonomistin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Merkez Bankası Para Politikası Kurulu&#8217;nun (PPK) şubat ayındaki tavrı için tüm gözler salı günü yapılacak olan toplantıda.</p>
<p>16 Şubat 2009&#8242;da faiz kararı için toplanacak olan PPK&#8217;nın faizlerde bir değişikliğe gitmesi beklenmiyor. Fakat piyasalar, PPK toplantısının ardından yapılacak kısa açıklamanın içerisinde, beklenen faiz artırımının ne zaman olabileceğiyle ilgili sinyal bulmaya çalışacak.</p>
<p>En erken temmuzda</p>
<p>Diğer yandan Reuters&#8217;ın 18 ekonomistin katılımıyla hazırladığı ankete göre, Merkez Bankası Para Politikası Kurulu&#8217;nun (PPK) gecelik borçlanma faiz oranını şubat ayında da değiştirmeyerek, yüzde 6.50 seviyesinde sabit tutması bekleniyor. Tarihin en düşük seviyesinde olan faizlerin, yılın ikinci yarısından itibaren artacağı konusunda analistler hemfikir. İlk faiz artırım tarihi beklentileri temmuz, eylül, ekim ve kasım ayları arasında değişiyor.</p>
<p>Analistlerin büyük bir kısmı yıl sonunda faizlerin yüzde 8 seviyesine yükselmesini yani yıl sonuna kadar 150 baz puanlık artırım yapılmasını bekliyor. Öte yandan, faiz artırım beklentileri 50-250 baz puan aralığında değişiyor.</p>
<p>Merkez Bankası ocak ayındaki son toplantısında borçlanma faizini yüzde 6.50&#8242;de, borç verme faizini ise yüzde yüzde 9&#8242;da sabit bırakmıştı. Merkez Bankası, Kasım 2008&#8242;den bu yana toplam 1,025 baz puanlık indirim gerçekleştirdi. TCMB, toplantının ardından yaptığı açıklamada, enflasyon görünümüne ilişkin her türlü veri ve haberin faiz kararlarında etkili olacağını belirtmiş ve faiz oranlarının uzun bir süre düşük seviyelerde tutulması gerekeceğini vurgulamıştı</p>
<p><a href="http://bigpara.ekolay.net/M3/haber_detay.asp?id=694658" target="_blank">Kaynak: BigPara</a></p>
<p><a href="http://www.keyborsa.com/?ibsa=share&id=347" id="share-link-">Paylaş</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyborsa.com/2010/02/15/gundem/merkez-bankasi-para-politikasi-kurulu-toplanacak-artirim-da-zor-indirim-de.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ali Babacan: IMF Mecburiyetimiz Yok</title>
		<link>http://www.keyborsa.com/2010/02/15/gundem/ali-babacan-imf-mecburiyetimiz-yok.html</link>
		<comments>http://www.keyborsa.com/2010/02/15/gundem/ali-babacan-imf-mecburiyetimiz-yok.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 08:25:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyborsa.com/?p=343</guid>
		<description><![CDATA[Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bankalara mevduat toplamada sınırlama getirilmesi konusuyla ilgili olarak, Dünyada başarı örneği haline gelmiş bankacılık sektörümüzü sıkıntıya sokacak, bugünden yarına onların işlerini zorlaştıracak bir adım atmayız dedi.
Babacan, bir televizyon kanalında katıldığı programda ekonomi gündemine ilişkin soruları yanıtladı.
Bankalara mevduat toplamada yüzde 10 sınırlama getirilmesinin neden gündeme getirildiğine ilişkin soru üzerine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bankalara mevduat toplamada sınırlama getirilmesi konusuyla ilgili olarak, Dünyada başarı örneği haline gelmiş bankacılık sektörümüzü sıkıntıya sokacak, bugünden yarına onların işlerini zorlaştıracak bir adım atmayız dedi.</p>
<p>Babacan, bir televizyon kanalında katıldığı programda ekonomi gündemine ilişkin soruları yanıtladı.</p>
<p>Bankalara mevduat toplamada yüzde 10 sınırlama getirilmesinin neden gündeme getirildiğine ilişkin soru üzerine Babacan, bankacılık sektörünün çok dikkat edilmesi gereken, düzenlenmesi gereken özel bir sektör olduğunu belirtti.</p>
<p>Bankaların büyüklüğü ile alakalı ne yapılmalı konusunun G-20&#8242;nin ciddi bir gündem maddesi olduğunu ifade eden Babacan, Herhangi bir banka, problem çıktığında tüm sistemi etkileyecek kadar büyüdüyse ve bu genel istikrara zarar verebilecek bir risk ise o zaman belki de bu bankaların bu kadar büyümelerine izin verilmemeliydi gibi çok ciddi söylemler ve bakış açıları var. Çünkü bu konuda bedel ödediler diye konuştu.</p>
<p>Babacan, zamanında akıllı tedbirlerin alınması ve gerekli adımların atılması halinde bundan 5-10 yıl sonra karşılaşılabilecek olası sorunların bugünden yönetilmiş olacağını belirtti.</p>
<p>Yüzde 10&#8242;da ısrarlı mısınız? sorusuna ise Babacan, bu konuda teknik çalışmaların sürdürüldüğünü, sadece mevduatla ilgili değil başka parametrelere de baktıklarını yüzde 10 gibi bir şartın olmadığını söyledi.</p>
<p>Babacan, Bankacılık sektöründe 3-5 bankanın sektöre çok dominant hale gelip, ileride bir bakıma yarı kamu niteliği hali kazanıp hem bir oligopolik yapıyla rekabet ortamını bozabilmeleri riskini dikkate almamız gerekiyor, bu riski azaltabilmemiz gerekiyor, daha rekabetçi bir bankacılık sektörü oluşturmamız gerekiyor Türkiye&#8217;de&#8230; Bir yandan da herhangi bir bankanın çok aşırı büyüyüp de ondan sonra (bu bankaya bir şey olursa bütün ekonomi sarsılır) korkusuyla karar alıcıların istemedikleri halde bazı adımlar atmak zorunda kalmalarını şimdiden önlemek. Buradaki amaç bu dedi.</p>
<p>Bugünden yarına bankaları olumsuz etkileyecek herhangi bir adımın asla atılmayacağını belirten Babacan, Şu anda dünyada başarı örneği haline gelmiş bankacılık sektörümüzü sıkıntıya sokacak, bugünden yarına onların işlerini zorlaştıracak bir adım da atmayız. Bunu bir zaman planlaması içinde yaparız. Stratejimizi açıklarız ve bu strateji çerçevesinde de ne zaman ne olacağını yine bankacılarımızla paylaşırız ve herkes adımlarını ona göre atar ve bugünden de gerekli tedbirleri almaya başlarlar diye konuştu.</p>
<p>2 kademe birden kredi notu artan tek ülke Türkiye</p>
<p>Türkiye&#8217;nin ekonomik krizin olumsuz etkisini henüz görmediği şeklinde yabancı uzmanların görüşü bulunduğunun belirtilmesi üzerine Babacan, gelecekle ilgili olumsuz değerlendirmelerin ağırlıklı olarak küresel ekonomiyle ilgili olduğunu, Türkiye konusunda beklentilerin ise son derece olumlu olduğunu söyledi.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin ekonomik krizi finans sistemi açısından en az hasarla atlatan ve krizden de en hızlı çıkacak ülkelerin başında gösterildiğini vurgulayan Babacan, bunu kendilerinin söylemediğini OECD, IMF, Dünya Bankası ve Avrupa Birliği Komisyonu&#8217;nun raporlarında bu görüşün yer aldığını kaydetti.</p>
<p>Finans sisteminin yanı sıra kamu açıklarının zamanında düşürülmesi, kamu borç stokunun zamanında aşağı çekilmiş olmasının bunda etkili olduğunu ifade eden Babacan, şöyle konuştu:</p>
<p>Eğer bugün Yunanistan, Portekiz, İtalya, İrlanda bir tartışma konusu ise bu ülkelerin ortak özelliği borç stoklarının yüksek olması ve kamu açıklarının yüksek olması&#8230; Ancak Türkiye bu tartışmaların tamamen dışında tutuluyor. Bizim de 2009 yılında kamu açığımız arttı, borç stokumuzda yukarı doğru bir artış oldu.</p>
<p>Ancak biz eylül ayında açıkladığımız Orta Vadeli Programla bu açıklarımızı nasıl düşüreceğiz, kamu borç stokumuzu nasıl kontrol altına tutacağımızı tüm dünyaya ilan ettik. İlan etmekle de kalmadık aldığımız tedbirlerle fiilen uygulamaya başladık.</p>
<p>Uygulama sonuçlarını da görünce bizim kredi notlarımız artmaya başladı. Bu krizde 100 kadar kredi notu düşerken sadece 14-15 ülkenin kredi notu arttı, ama 2 kademe birden kredi notu artan tek ülke Türkiye oldu.</p>
<p>Eylül ayında orta vadeli programı açıklamamış olsaydık, zamanında bazı tedbirleri almamış olsaydık kamu açıklarımızı nasıl düşüreceğimizi ilan etmemiş olsaydık, bugün Türkiye de o tartışılan ülkelerin listesine girebilirdi, o risk vardı.</p>
<p>TÜİK, Merkez Bankası&#8217;ndan daha bağımsız</p>
<p>Bir soru üzerine Türkiye İstatistik Kurumu&#8217;nun (TÜİK) Merkez Bankası&#8217;ndan daha bağımsız bir kuruluş olduğunu ifade eden Babacan, hükümet olarak sadece TÜİK&#8217;in 5 yıllığına başkanını atadıklarını, bu süre içinde ne başkana ne de başkanın kendi atamalarına müdahale etme şanslarının bulunmadığını belirtti.</p>
<p>TÜİK&#8217;in mali açıdan da çok bağımsız hale geldiğini, kaynaklar konusunda harcamaların nereye nasıl yönlendirileceği konusunda Merkez Bankası&#8217;ndan daha bağımsız olduğunu anlatan Babacan, TÜİK&#8217;in açıkladığı rakamların kredibilitesiyle ilgili de dünyada en ufak bir soru işareti olmadığını kaydetti.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin borcu</p>
<p>Babacan, Türkiye&#8217;nin iç ve dış borcu konusundaki soruyu yanıtlarken de, Kamunun borcuna bakarken sadece merkezi hükümetin değil belediyelerin de borçlarını buna katıyoruz. Bunların hepsini topladığımızda milli gelirin yüzde 47&#8217;si 2009 sonu itibarıyla gelmiş olduğumuz nokta. Kesin rakam 31 Mart 2010&#8242;da açıklanacak ama artısı eksisi olabilir 650 milyar dolar civarında milli gelirimiz olacak dedi.</p>
<p>Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Babacan, iç ve dış borç toplamının 300-350 milyar dolar civarında olabileceğini bildirdi.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin 2002 yılında dış borcunun 3&#8242;te 2&#8217;sinin döviz cinsinden olduğunu, bugün itibarıyla milli gelirin sadece yüzde 2-3&#8242;ünün döviz cinsinden dış borç olduğunu anlatan Babacan, çünkü strateji olarak sürekli döviz borcu ödediklerini, yerine Türk lirası borçlandıklarını, 7 yıl boyunca kararlılıkla bunu yaptıklarını ve döviz riskini aşağıya çektiklerini söyledi.</p>
<p>IMF ile yapılan görüşmeler</p>
<p>Babacan, IMF ile anlaşma konusunda son durum nedir? şeklindeki soruyu yanıtlarken de ekonomik krizle birlikte Türkiye&#8217;nin ekonomisinin artık kendi ayakları üzerinde durabileceğinin ortaya çıktığını söyledi.</p>
<p>Artık herkesin Türkiye&#8217;nin IMF ile bir program yapmaya ihtiyacı olmadığını söylediğini anlatan Babacan, şöyle konuştu:</p>
<p>Bir mecburiyetimiz yok şu anda. Hani sıkışıp da zora düşüp de (bu para bize mutlaka lazım) deyip IMF ile alelacele bir program yapma ihtiyacı bugün itibarıyla yok. Bunu sadece biz değil, Türkiye&#8217;yi değerlendiren uluslararası kuruluşlar, IMF Başkanı&#8217;nın kendisi söylüyor, (Türkiye&#8217;nin bizimle program yapmaya ihtiyacı yok) diyor. Bu çok önemli bir nokta.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin risk primi açısından da baktığınızda da Türkiye&#8217;ye yatırım yapan, kredi açan kuruluşlar Türkiye&#8217;yi ne kadar riskli değerlendiriyor diye baktığınızda da göstergeler çok çok olumlu bir noktaya gelmiş durumda. Peki o zaman soracaksınız siz niye IMF ile görüşüyorsunuz?</p>
<p>Bugün itibarıyla IMF bizim için birinci derece ilave kredibilite unsuru olmaktan çıkmış durumda. Çünkü biz kendi kredibilitemizi artık bir bakıma teşkil etmiş durumdayız. IMF ile mayıs, haziranda yaptığımız görüşmelerde ortaya koydukları tablo ve değerlendirmeler, bizden bekledikleri, bizim kabul edebileceğimiz şeyler değildi. Biz baştan bunlar olmaz dedik. Siz kenarda durun biz kendimiz çalışalım dedik. Biz kendi programımızı hazırladık.</p>
<p>Orta Vadeli Programla ilgili her kesimden olumlu değerlendirmeler aldık. Bunu IMF de gördü. Eğer biz kendi kredibilitemizi önemli ölçüde oluşturduysak bugün için IMF ile neden görüşüyoruz. Bunun en önemli sebebi IMF kaynakları şu anda piyasa kaynaklarına göre daha uygun olan kaynaklar. Bugün bizim iç veya dış piyasada borçlandığımız faizden ki oldukça düştü faizler, bu faizlerin dahi daha altı bir faizle biz IMF&#8217;den kredi alma imkanına sahip olacağız.</p>
<p>IMF ile bir anlaşma olacaksa bu kendi programımız çerçevesinde olacak</p>
<p>IMF&#8217;nin ortaya koyduğu şartlarla ilgili sorular üzerine de Bakan Babacan, geçen yıl mayıs haziran döneminde birçok sorunlar olduğunu ancak bugün itibarıyla bu şartların ortadan kalktığını ifade etti.</p>
<p>Babacan, Şu anda gelmiş olduğumuz nokta, (siz bu orta vadeli programı uygularsanız biz buna destek veririz) noktasında. Bunun üzerine ilave bir şartları yok. Bu noktaya gelmiş durumdayız. Eğer IMF ile bir anlaşma olacaksa bu kendi programımız çerçevesinde olacak dedi.</p>
<p>Orta Vadeli Programın tümüne IMF&#8217;nin onay verdiğini vurgulayan Babacan, ancak bu programda dünyanın gelişen şartlarına göre küçük değişiklikler yaptıklarını, bu değişiklikleri de IMF yetkilileriyle paylaştıklarını söyledi.</p>
<p>IMF yetkililerinin bu değişiklikleri şu anda incelediklerini anlatan Babacan, bu projeksiyonlardaki küçük değişiklikler konusunda mutabakata varıp varmayacaklarını önümüzdeki dönemde göreceklerini söyledi.</p>
<p>IMF&#8217;den gelecek kaynak nasıl kullanılacak?</p>
<p>IMF&#8217;den gelecek dövizi Merkez Bankası&#8217;na vereceklerini, karşılığında Türk lirası alacaklarını ifade eden Babacan, dolayısıyla IMF&#8217;den gelecek kaynağın Merkez Bankası döviz rezervlerini güçlendirecek bir unsur olacağını söyledi.</p>
<p>Karşılığında alacakları Türk lirası ile iç borçları ödeyeceklerini anlatan Babacan, Yani içeriye borçlanmak yerine IMF&#8217;ye borçlanacağız. IMF&#8217;den gelebilecek her 1 milyar dolar 1,5 milyar Türk lirası olarak iç piyasaya kaynak olarak bırakılacak. İç piyasada bu para ya sanayiciye, ya ihracatçıya kredi olacak dolayısıyla ciddi bir miktarda kaynak Türk özel sektörümüzün hizmetine sunulmuş olacak şeklinde konuştu.</p>
<p>Babacan, IMF&#8217;den alınabilecek kredi miktarını görüşmeler son noktaya gelene kadar açıklamayacaklarını kaydetti.</p>
<p><a href="http://bigpara.ekolay.net/M3/haber_detay.asp?id=694656" target="_blank">Kaynak: BigPara</a></p>
<p><a href="http://www.keyborsa.com/?ibsa=share&id=343" id="share-link-">Paylaş</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyborsa.com/2010/02/15/gundem/ali-babacan-imf-mecburiyetimiz-yok.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünya Bankası: &#8220;Türkiye 2010&#8242;da yüzde 4-4.5 büyür&#8221;</title>
		<link>http://www.keyborsa.com/2010/02/03/gundem/dunya-bankasi-turkiye-2010da-yuzde-4-4-5-buyur.html</link>
		<comments>http://www.keyborsa.com/2010/02/03/gundem/dunya-bankasi-turkiye-2010da-yuzde-4-4-5-buyur.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 09:46:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyborsa.com/?p=340</guid>
		<description><![CDATA[Dünya Bankası Türkiye Direktörü Ulrich Zachau, Türkiye&#8217;nin 2010 yılı büyümesi için resmi projeksiyonun yüzde 3,5 olduğunu anımsatarak, ancak son gelişmeler paralelinde en güncel tahminlerinin, büyümenin yüzde 4 ile 4,5 arasında gerçekleşebileceği yönünde olduğunu söyledi.
Zachau, TEPAV tarafından düzenlenen &#8220;Küresel Ekonomik Beklentiler 2010&#8243; konulu toplantıda, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Zachau, Türkiye&#8217;nin, birçok kişinin geçen yıl düşünemeyeceği kadar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Bankası Türkiye Direktörü Ulrich Zachau, Türkiye&#8217;nin 2010 yılı büyümesi için resmi projeksiyonun yüzde 3,5 olduğunu anımsatarak, ancak son gelişmeler paralelinde en güncel tahminlerinin, büyümenin yüzde 4 ile 4,5 arasında gerçekleşebileceği yönünde olduğunu söyledi.</p>
<p>Zachau, TEPAV tarafından düzenlenen &#8220;Küresel Ekonomik Beklentiler 2010&#8243; konulu toplantıda, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>Zachau, Türkiye&#8217;nin, birçok kişinin geçen yıl düşünemeyeceği kadar iyi durumda olduğunu ifade ederek, Türkiye ve küresel ekonomi açısından risklerin bulunduğunu, ancak en güncel senaryoya göre 2010 yılının 2009&#8242;dan çok daha pozitif olacağını belirtti.</p>
<p>Zachau, &#8220;Bizim merkezi projeksiyonumuz, ülke ortaklık stratejimizde beklenen projeksiyonlar 2010 için yüzde 3,5&#8242;i içermekteydi. Bizim tahminimiz, 2010&#8242;da yüzde 4&#8242;ün üzerinde büyüme olacak. Kesin bir rakam değil, muhtemel bir senaryo, daha düşük de olabilir. Şu anda en güncel projeksiyonumuz bu şekilde. Resmi projeksiyonumuz yüzde 3,5, ülke ortaklık stratejimizi henüz güncellemedik ama tahminimiz yüzde 4 ile 4,5 arasında bir gerçekleşme olabilir, büyüme oranları anlamında&#8221; dedi.</p>
<p>Zachau, son dönemdeki gelişmelerin ortaya iyi bir çerçeve koyduğunu ifade ederek, Orta Vadeli Program ve Orta Vadeli Mali Planın son derece önemli araçlar olduğunu, bütçenin de Orta Vadeli Program ve Orta Vadeli Mali Plan ile paralellik gösterdiğini belirtti.</p>
<p>Zachau, temel reformların gerçekleştirilmesinin önem taşıdığını kaydederek, öngörülen çerçeveye uyumlu hareket edilmesi halinde hedefin üzerinde büyüme sağlanabileceğini söyledi.</p>
<p>Zachau, geçen yıl Türkiye&#8217;de küresel ekonomik krizin etkilerinin görüldüğünü ifade ederek, üretim ve istihdam yönüyle reel ekonomi açısından Türkiye&#8217;nin krizden en fazla etkilenen ülkelerden biri olduğunu söyledi.</p>
<p>Finansal açıdan ise birçok ülkeden daha iyi bir konumda bulunduğunu dile getiren Zachau, bankacılık sisteminin yeniden yapılandırılmış olmasının önemli avantaj sağladığını kaydetti.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin bugün ne durumda olduğuna bakıldığında, ülkenin, geçen yıl birçok kimsenin düşünemeyeceği kadar iyi bir konuma sahip olduğunu dile getiren Zachau, &#8220;büyük ihtimalle&#8221;, 2010 yılının 2009&#8242;dan çok daha olumlu geçeceğini söyledi.</p>
<p>&#8220;Küresel ekonomide duraklama olabilir&#8221;</p>
<p>Orta Vadeli Program ile Orta Vadeli Mali Planın oluşturduğu çerçeve ile gerçekçi hedeflerin önemine vurgu yapan Zachau, küresel ve ülkesel risklere de dikkati çekti.</p>
<p>Zachau, küresel riskler hakkında bilgi verirken, &#8220;Küresel toparlanma süreci duraklayacak, hatta geri dönüşler de olabilecek. Böyle bir risk çok yüksek ihtimal değil ama hala mevcut. Eğer küresel toparlanmada duraklama yaşanırsa, açık bir ekonomiye sahip Türkiye&#8217;de bazı etkileri görülebilir&#8221; dedi.</p>
<p>Finans sisteminde de bazı şokların söz konusu olabileceğini kaydeden Zachau, bunun da yüksek bir ihtimal olmadığını ancak, imkansız bir noktada da bulunmadığını söyledi.</p>
<p>&#8220;Elbette Türkiye dış riskleri kontrol edemiyor ama bu dış riskler orada bir yerde varlıklarını koruyorlar, Türkiye bunları dikkate almalı&#8221; diyen Zachau, iç politikaların iyi sürdürülmesinin risklerin etkisini azaltabileceğine vurgu yaptı.</p>
<p>Kredi derecelendirme kuruluşlarından Fitch ve Moody&#8217;s&#8217;in Türkiye&#8217;nin kredi notunun yükseltilmesine dikkati çeken Zachau, &#8220;Bunlar, Türkiye&#8217;nin 2 milyar dolarlık eurobond ihracatı gerçekleştirdiği bir dönemde oldu. Dolayısıyla makroekonomik politikalar, dış riskler ve ortam açısından baktığınızda gerek dünya ve gerek dünya piyasaları, Türkiye&#8217;deki makroekonomik yönetimin başarılarını takdir ediyor. Elbette bu yıl ve önümüzdeki yıllardaki zorluklar da varlıklarını korumaya devam ediyorlar&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Tasarrufa önem verilmeli&#8221;</p>
<p>Makroekonomik politika öncelikleri ile ilgili 5 yapısal noktanın altını çizen Zachau, &#8220;güven&#8221; kavramının önemini vurguladı ve mali kuralın tesisi, öngörülen reformların hayata geçirilmesiyle güvenin de artmaya devam edebileceğini söyledi.</p>
<p>Zachau, Türkiye ekonomisinin hedefin üstünde büyüme gerçekleştirmesi halinde bunun tüketime değil, tasarruf ve yatırımlara yansıtılması gerektiğini belirterek, Türkiye&#8217;de hükümetle tasarruflar konusunda bir çalışma yürüttüklerini söyledi.</p>
<p>Üçüncü noktayı oluşturan işsizlikte son dönemde bir miktar düşüş gözlendiğini ancak, hala yüksek bir düzeyin söz konusu olduğunu belirten Zachau, Türkiye&#8217;nin demografik yapısı ve nüfus artışına bakıldığında işsizliğin, ülke için uzun vadeli, yapısal bir konu olduğunu söyledi.</p>
<p>Türkiye&#8217;de işsizlikteki artışın ana nedeninin büyüme oranlarının yeni istihdam yaratabilecek düzeyi yakalayamaması olduğunu ifade eden Zachau, &#8220;İşsizlik bir miktar düşmeye başladı ama bizim görüşümüze göre bu bir miktar yavaş olmaya devam edecek. Yapısal etki de önümüzdeki 5 ile 15 yıllık süreçte varlığını koruyacak, demografik yapı ve nüfus artışı bu şekilde devam ettiği müddetçe&#8221; dedi.</p>
<p>Zachau, kolay erişilebilir, yarı zamanlı iş imkanlarının yaratılmasının önem taşıdığını belirterek, bu yöndeki politikaları desteklediklerini söyledi.</p>
<p>İşsizlik sorununda madalyonun öbür yüzünü &#8220;eğitim ve becerilerin&#8221; oluşturduğunu kaydeden Zachau, piyasanın ihtiyaç duyduğu işgücünün yaratılması konusunda İŞKUR ile birlikte çalışmalar yürüttüklerini de anlattı.</p>
<p>Son olarak &#8220;Türkiye&#8217;deki yatırım ortamının iyileştirilmesi&#8221; gereğine değinen Zachau, Dünya Bankası&#8217;nın yaklaşık 150 ülkenin yatırım ortamı verileri üzerinden hazırladığı &#8220;iş yapma raporu&#8221;na göre Türkiye&#8217;nin 2009&#8242;da 63. sırada bulunduğunu, 2010 yılında 73. sıraya gerilediğini söyledi.</p>
<p>Türkiye&#8217;deki koşulların bu süreçte gerileme göstermediğini, ancak diğer ülkelerin önemli reformlar yaptığını anlatan Zachau, bu tablonun göreceli hazırlandığını, Türkiye&#8217;nin dünyadaki yerini korumak istiyorsa, adımlarını sürdürmesi gerektiğini kaydetti.</p>
<p>Zachau, Ticaret Kanunu, İşgücü Piyasası Kanunu, Sermaye Piyasası Kanunu gibi alanlarda çalışmalar yürütüldüğünü, bunların sonuçlandırılmasının yatırım ortamının iyileştirilmesi açısından önem taşıdığını söyledi.</p>
<p>SAK: &#8220;Yüzde 4,5&#8242;ten az büyüme, işsizlik sorununu çözemez&#8221;</p>
<p>TEPAV İcra Direktörü Güven Sak da konuşmasında, küresel ekonomik kriz yarattığı etkileri değerlendirirken, ülkelerin giderek ayrışacağını, bu noktada da &#8220;güçlü hikayesi bulunanların fark yaratacağını&#8221; kaydetti.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin kriz öncesi gündemde bulunan ancak süreçte unutulan mikro reformlara geri dönmesi gerektiğini ifade eden Sak, ülkedeki düşük tasarruf oranı üzerinde durdu.</p>
<p>Bu noktada uzun ve kısa vadeli politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Sak, Çin devreye girdikten sonra artık Türkiye&#8217;nin ucuz işgücü maliyeti konusunda rekabet edecek konumunun kalmadığını, kaliteli ve yenilikçi ürünlere odaklanması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Sak, ülkenin yüzde 4,5&#8242;tan küçük büyüme oranlarıyla işsizlik sorununu çözemeyeceğini, verimlilik artışı sağlayacak politikalara ihtiyaç olduğunu kaydetti.</p>
<p>Sak, Türkiye&#8217;nin &#8220;yaratacağı hikayede&#8221; kurumlar arası işbirliğine dayalı bir mekanizma oluşturulması gereğinin de altını çizdi.</p>
<p>Açılış konuşmalarının ardından Dünya Bankası Kalkınma Ekonomisi Grubu Müdürü Andrew Burns ve Dünya Bankası Kalkınma Ekonomisi Grubu Kıdemli Ekonomisti Dilek Aykut, küresel ekonomiye ilişkin birer sunum yaptı.</p>
<p>Kaynak:</p>
<p><a href="http://www.cnnturk.com" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://cdn1.cnnturk.com/Images/cnn_turk_top_logo.jpg" alt="" width="91" height="55" /></a></p>
<p><a href="http://www.keyborsa.com/?ibsa=share&id=340" id="share-link-">Paylaş</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyborsa.com/2010/02/03/gundem/dunya-bankasi-turkiye-2010da-yuzde-4-4-5-buyur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İş Bankası, The Banker sıralamasında ilk 100&#8242;de</title>
		<link>http://www.keyborsa.com/2010/02/03/gundem/is-bankasi-the-banker-siralamasinda-ilk-100de.html</link>
		<comments>http://www.keyborsa.com/2010/02/03/gundem/is-bankasi-the-banker-siralamasinda-ilk-100de.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 09:40:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyborsa.com/?p=337</guid>
		<description><![CDATA[İş Bankası, The Banker dergisinin &#8220;Top 500 Banking Brands&#8221; sıralamasında 91. sırada yer alarak ilk 100&#8242;e giren &#8220;tek Türk bankası&#8221; oldu.
İş Bankası&#8217;ndan yapılan açıklamaya göre, The Banker&#8217;ın marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance ile birlikte marka değeri açısından dünyanın en değerli 500 bankasını sıraladığı &#8220;dünyanın marka değeri en yüksek 500 bankası&#8221; raporu, derginin şubat sayısında yayınlandı.
Listede [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İş Bankası, The Banker dergisinin &#8220;Top 500 Banking Brands&#8221; sıralamasında 91. sırada yer alarak ilk 100&#8242;e giren &#8220;tek Türk bankası&#8221; oldu.</p>
<p>İş Bankası&#8217;ndan yapılan açıklamaya göre, The Banker&#8217;ın marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance ile birlikte marka değeri açısından dünyanın en değerli 500 bankasını sıraladığı &#8220;dünyanın marka değeri en yüksek 500 bankası&#8221; raporu, derginin şubat sayısında yayınlandı.</p>
<p>Listede İş Bankası, bin 662 milyar dolar marka değeri ve AA- marka notu ile 91. sırada yer aldı.</p>
<p>Açıklamada, The Banker&#8217;ın en değerli banka markası listesinde ilk 100&#8242;de yer alan &#8220;tek Türk bankası&#8221; olma özelliğini bu yıl da koruyan İş Bankası&#8217;nın, uluslararası finans dünyasının en güvenilir ve saygın kuruluşları arasında olduğunu bir kez daha tescil ettiği vurgulandı.</p>
<p>Listede İş Bankası&#8217;nın marka değerini artırdığına da dikkati çekerken, 2008&#8242;de bin 208 milyar dolar marka değerine sahip bankanın bu rakamını bin 662 milyar dolara yükselttiği belirtildi.</p>
<p>Verilen bilgiye göre, Brand Finance tarafından yapılan değerlendirmede listedeki her banka için marka değeri, 2009 piyasa değeri ve marka kredi notu veriliyor.</p>
<p>Marka değerinin bankanın kendi pazarındaki durumu ve 2009 finansal verilerinden 5 yıllık projeksiyona kadar birçok kritere göre belirlendiği değerlendirmede, kredi notu ise markanın gücü, taşıdığı riskler ve potansiyeller üzerinden rakiplerine göre karşılaştırmalı olarak AAA ile D arasında veriliyor.</p>
<p>Kaynak:</p>
<p><a href="http://www.cnnturk.com" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://cdn1.cnnturk.com/Images/cnn_turk_top_logo.jpg" alt="" width="91" height="55" /></a></p>
<p><a href="http://www.keyborsa.com/?ibsa=share&id=337" id="share-link-">Paylaş</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyborsa.com/2010/02/03/gundem/is-bankasi-the-banker-siralamasinda-ilk-100de.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye İstatistik Kurumu Enflasyon Rakamlarını Açıkladı</title>
		<link>http://www.keyborsa.com/2010/02/03/gundem/turkiye-istatistik-kurumu-enflasyon-rakamlarini-acikladi.html</link>
		<comments>http://www.keyborsa.com/2010/02/03/gundem/turkiye-istatistik-kurumu-enflasyon-rakamlarini-acikladi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 09:35:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyborsa.com/?p=334</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayında tüketici fiyatları endeksinin (TÜFE) yüzde 1,85, üretici fiyatları endeksinin (ÜFE) yüzde 0,58 arttığını açıkladı.
TÜİK&#8217;e göre, Ocak ayı itibariyle yıllık enflasyon TÜFE&#8217;de yüzde 8,19, ÜFE&#8217;de yüzde 6,30 arttı.
Ocak ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalara göre yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 6,16, üretici fiyatlarında yüzde 1,14 düzeyinde gerçekleşti.
Türkiye&#8217;de Ocak ayı itibariyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayında tüketici fiyatları endeksinin (TÜFE) yüzde 1,85, üretici fiyatları endeksinin (ÜFE) yüzde 0,58 arttığını açıkladı.</p>
<p>TÜİK&#8217;e göre, Ocak ayı itibariyle yıllık enflasyon TÜFE&#8217;de yüzde 8,19, ÜFE&#8217;de yüzde 6,30 arttı.</p>
<p>Ocak ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalara göre yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 6,16, üretici fiyatlarında yüzde 1,14 düzeyinde gerçekleşti.</p>
<p>Türkiye&#8217;de Ocak ayı itibariyle yıllık enflasyon, tüketici fiyatlarında (TÜFE) yüzde 8,19, üretici fiyatlarında (ÜFE) yüzde 6,30 arttı.</p>
<p>Geçen yılın aynı ayında yıllık enflasyon TÜFE&#8217;de yüzde 9,50, ÜFE&#8217;de yüzde 7,90 olmuştu. Böylece, Ocak ayı itibariyle yıllık enflasyon, geçen yılın aynı ayının, TÜFE&#8217;de 1,31 puan, ÜFE&#8217;de 1,60 puan altında gerçekleşti.</p>
<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Ocak ayı itibarıyla aylık enflasyon TÜFE&#8217;de yüzde 1,85, ÜFE&#8217;de yüzde 0,58 arttı. 2009 yılı Ocak ayında TÜFE yüzde 0,29 oranında artarken, ÜFE&#8217;de yüzde 0,23 artış olmuştu. Buna göre aylık bazda enflasyon, geçen yıl Ocak ayına göre TÜFE&#8217;de 1,56 puan, ÜFE&#8217;de ise 0,35 puan artış gösterdi.</p>
<p>Öte yandan TÜFE&#8217;de Ocak ayında endekste yer alan 446 maddeden 51 maddenin ortalama fiyatında değişim olmadı, 240 maddenin ortalama fiyatında artış, 155 maddenin ortalama fiyatında ise düşüş gerçekleşti.</p>
<p>ÜFE&#8217;de ise Ocak ayında endekste bulunan toplam 779 maddeden 153 maddenin ortalama fiyatında değişim olmadı, 364 maddenin ortalama fiyatında artış, 280 maddenin ortalama fiyatında ise düşüş oldu.</p>
<p>ÖZEL KAPSAMLI TÜFE GÖSTERGELERİ</p>
<p>Ocak ayına ilişkin özel kapsamlı tüketici fiyatları endeksi göstergelerine bakıldığında, “çekirdek enflasyon” yerine açıklanan TÜFE göstergeleri geçen ay, mevsimlik ürünler hariç yüzde 2,57, işlenmemiş gıda ürünleri hariç ise 1,76 arttı.</p>
<p>Fiyatlar, enerji hariç yüzde 1,52, işlenmemiş gıda ürünleri ve enerji hariç yüzde 1,34, enerji hariç ve alkollü içkiler ile tütün ürünleri hariç yüzde 0,17, enerji hariç ve alkollü içkiler ile tütün ürünleri hariç ve fiyatları yönetilen/yönlendirilen diğer ürünler, dolaylı vergiler hariç enflasyonda da yüzde 0,14 arttı.</p>
<p>TÜFE göstergeleri enerji hariç ve alkollü içkiler ve tütün ürünleri,<br />
işlenmemiş gıda ürünleri hariç de yüzde 0,40 oranında, işlenmemiş gıda ürünleri, enerji ve alkollü içkiler, tütün ürünleri ile altın hariç yüzde 0,29, enerji hariç, gıda ve alkolsüz içecekler,alkollü içkiler ile tütün ürünleri ve altın hariç fiyatlarda ise yüzde 0,54 oranında geriledi.</p>
<p><a href="http://bigpara.ekolay.net/M3/haber_detay.asp?id=693346" target="_blank">Kaynak: Bigpara</a></p>
<p><a href="http://www.keyborsa.com/?ibsa=share&id=334" id="share-link-">Paylaş</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyborsa.com/2010/02/03/gundem/turkiye-istatistik-kurumu-enflasyon-rakamlarini-acikladi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erdoğan&#8217;dan IMF ile anlaşma sinyali</title>
		<link>http://www.keyborsa.com/2010/02/01/gundem/erdogandan-imf-ile-anlasma-sinyali.html</link>
		<comments>http://www.keyborsa.com/2010/02/01/gundem/erdogandan-imf-ile-anlasma-sinyali.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2010 08:18:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyborsa.com/?p=329</guid>
		<description><![CDATA[Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, &#8220;IMF&#8217;nin ortaklarından biriyiz. Anlaşma da yapabiliriz&#8221; dedi.
Erdoğan, Bağcılar&#8217;da yaptırılan &#8220;212 İstanbul Power Outlet Alışveriş Merkezi&#8221;nin resmi açılış töreninde yaptığı konuşmada, IMF ile görüşmelere de değindi.
&#8220;(IMF ile gidin anlaşma yapın) dediler. Biz 2 yıldır IMF ile oturduk, masada dedik ki (şöyle şöyle olursa eyvallah, olmazsa kusura bakmayın). Ne oldu? İki yıldır biz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, &#8220;IMF&#8217;nin ortaklarından biriyiz. Anlaşma da yapabiliriz&#8221; dedi.</p>
<p>Erdoğan, Bağcılar&#8217;da yaptırılan &#8220;212 İstanbul Power Outlet Alışveriş Merkezi&#8221;nin resmi açılış töreninde yaptığı konuşmada, IMF ile görüşmelere de değindi.</p>
<p>&#8220;(IMF ile gidin anlaşma yapın) dediler. Biz 2 yıldır IMF ile oturduk, masada dedik ki (şöyle şöyle olursa eyvallah, olmazsa kusura bakmayın). Ne oldu? İki yıldır biz IMF&#8217;siz gidiyoruz. Ha bu demek değil ki biz IMF ile anlaşmayacağız. Çünkü biz, IMF&#8217;nin zaten ortaklarındanız. Böyle de bir özelliğimiz var. IMF, aslında akredite bir kuruluştur.</p>
<p>Yani IMF ile olan münasebetleriniz sizi uluslararası camiada çok daha farklı yerlere taşır. Biz bir kasaba devleti değiliz. Biz, yıllarca geçmişi olan, bir farklı imparatorluk kurmuş, geçirmiş bir dünya devletiyiz. Bizim böyle bir özelliğimiz var. Onun için tabii Türkiye&#8217;nin adını ağzına alanlar biraz dikkatli olmalı. Bu ülke bereketli bir ülke, bu ülkenin insanı güçlü.&#8221;</p>
<p>İhtiyaçların sınırsız ancak imkanların sınırlı olduğunu hiçbir zaman unutmamak gerektiğini, bunun ekonominin temel ilkelerini oluşturduğunu ifade eden Erdoğan, ihtiyaçların hiçbir zaman bitmeyeceğini, bu nedenle değerlendirmenin de buna göre yapılması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Erdoğan, &#8220;7 yılda tek tek her bir vatandaşımızın gelir düzeyini, yaşam standardını, satın alma gücünü artırmanın mutluluğu içindeyiz. İdeal olana ulaştık mı? Hayır. Daha almamız gereken mesafeler var&#8221; dedi.</p>
<p>Ülkenin ve milletin kaynaklarını çarçur etmeden, yolsuzluğa asla ve asla göz yummadan, israfı önleyerek kaynakları arttırdıklarını ve bunu tek tek vatandaşlara aktardıklarını dile getiren Erdoğan, bir diğer yandan da Türkiye&#8217;nin modernleşmesi yönünde eğitimden sağlığa, emniyetten ulaşıma, tarıma varıncaya kadar her alanda yatırımları, önceki yıllarla mukayese edilmeyecek şekilde artırarak devam ettirdiklerini kaydetti.</p>
<p><center><script src="http://cdn1.cnnturk.com/clientscripts/share/index.js?movieId=301834" type="text/javascript"></script></center></p>
<p>Kaynak:</p>
<p><a href="http://www.cnnturk.com" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://cdn1.cnnturk.com/Images/cnn_turk_top_logo.jpg" alt="" width="91" height="55" /></a></p>
<p><a href="http://www.keyborsa.com/?ibsa=share&id=329" id="share-link-">Paylaş</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyborsa.com/2010/02/01/gundem/erdogandan-imf-ile-anlasma-sinyali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İMKB küresel rallide beşinci oldu</title>
		<link>http://www.keyborsa.com/2010/02/01/gundem/imkb-kuresel-rallide-besinci-oldu.html</link>
		<comments>http://www.keyborsa.com/2010/02/01/gundem/imkb-kuresel-rallide-besinci-oldu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2010 08:12:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyborsa.com/?p=325</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Ulusal 100 Endeksi, 2009 yılında yüzde 96,6 artış oranıyla, en çok yükselen borsalar sıralamasında 5&#8242;inci, aylık bazda da yüzde 16,5 ile en fazla artan 2&#8242;nci borsa oldu.
Dünya Borsalar Federasyonu (WFE) verilerinden derlenen bilgilere göre, 2009 yılının aralık ayı, 2008 yılının aralık ayıyla değerlendirildiğinde federasyon üyesi 61 borsanın 58&#8242;i yükselirken, sadece [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Ulusal 100 Endeksi, 2009 yılında yüzde 96,6 artış oranıyla, en çok yükselen borsalar sıralamasında 5&#8242;inci, aylık bazda da yüzde 16,5 ile en fazla artan 2&#8242;nci borsa oldu.</p>
<p>Dünya Borsalar Federasyonu (WFE) verilerinden derlenen bilgilere göre, 2009 yılının aralık ayı, 2008 yılının aralık ayıyla değerlendirildiğinde federasyon üyesi 61 borsanın 58&#8242;i yükselirken, sadece 3 borsada gerileme yaşandı.</p>
<p>2009 yılında, Sri Lanka Borsası Colombo SE yüzde 125,2 ile en fazla yükselen borsa oldu. Colombo SE endeksini 117,1 ile Çin Borsası Shenzhen SE ve yüzde 103,6 ile Arjantin borsası Buenos Aires SE, yüzde 101 ile Peru Borsası Lima SE ve yüzde 96,6 ile İMKB izledi.</p>
<p>Aynı dönemde en fazla değer kaybeden borsalar ise yüzde 39,4 ile Bermuda, yüzde 14,7 ile İzlanda, yüzde 8,2 ile Ürdün oldu.</p>
<p>Aylık</p>
<p>Borsaların aylık bazdaki performanslarına bakıldığında, verilerine ulaşılan 61 borsanın 5 tanesinin değer kaybettiği 56 tane borsanın ise değer kazandığı görüldü.</p>
<p>2009 yılının aralık ayında İMKB, 45.350,17 puandan 52.825,02 puana yükselerek yüzde 16,5 ile en çok yükselen ikinci borsa olarak belirlendi.</p>
<p>Aynı dönemde aylık bazda en çok kaybettiren borsa yüzde 6,3&#8242;lük düşüşle İran olurken, onu yüzde 3 ile Yunanistan ve yüzde 2,4 ile Slovenya izledi.</p>
<p>2009 yılının aralık ayında en çok artan endekslerin sahip olduğu borsalar ise yüzde 18,6 ile Lüksemburg, yüzde 16,5 ile İMKB, yüzde 16,2 ile Sri Lanka ve yüzde 9,9 ile Japonya oldu.</p>
<p>Kaynak:</p>
<p><a href="http://www.cnnturk.com" target="_blank"><img class="alignnone" src="http://cdn1.cnnturk.com/Images/cnn_turk_top_logo.jpg" alt="" width="91" height="55" /></a></p>
<p><a href="http://www.keyborsa.com/?ibsa=share&id=325" id="share-link-">Paylaş</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyborsa.com/2010/02/01/gundem/imkb-kuresel-rallide-besinci-oldu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
